8 Eylül 2011 Perşembe

İlk röportaj heyecanı

Alternatif Anne yazarlarından, Ebeveyn ve Aile Koçu, İlkiz Ö. Sönmez ile yaptığım ilk röportajımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 

Geceyarısı tam uykunuzun en güzel yerindeyken çocuğunuzun ağlamaya başladığını duyarsınız.Acaba acıktı mı? Beslemeli mi? Uyuması için sallamalı mı? Kucağa alıp ninni mi söylemeli, uyku CD’si mi çalmalı, ebeveyn yatağına mı almalı?  
 
Çoğu zaman ne pış pış kâr eder o saatlerde, ne kucakta taşımak ne de diğer yöntemler.  Üstüne üstlük bebeğin uyanma sıklığı arttıkça uyutmak için daha çok çabalamak, çabaladıkça sabahları sürünerek yataktan kalkmak gerekir.

Çocuğunuz büyüdükçe akşamları onu uyutmak için harcadığınız zaman daha da artar. "Odama gitmiycem!"; "Uykum gelmeeedi!" ; "Anneee su!"; "Anneee masal okusana... anneee gelsene"; "Annenin yatağına gidicem ben!"... 

Bu sırada "bazı" anne-babalar ve çocukları, daha ilk aylardan itibaren kendi yataklarında mışıl mışıl uyurlar...

Çocuğu uyumayanlar ise ya çocuğunu suçlar ya da kendini. Çoğu bir çok teşebbüsten sonra vazgeçmiştir, içsesi şöyle der: “Bir çok kitap okumuştum oysa ki, hepsini denedim, hiçbiri işe yaramadı, sorun benim çocuğumda mı yoksa ben mi kötü bir anneyim?”

Alternatif Anne Türkiye'de "Uyku Meleği" olarak tanınan Seride Samurkaş Karaç’a sordu, o da cevapladı.

Devamı için http://bit.ly/og2opQ

7 Eylül 2011 Çarşamba

Cin Gibi!

"Geç yatırırsan, geç kalkar"

"Gündüz enerjisini atamamış bu çocuk"

Aşina mı geldi? Demek siz de kortizol kurbanısınız. Daha doğrusu çocuğunuz kurban ama bunu fark edemeyecek kadar küçük henüz.

Çocuğunun sabah çok erken kalktığını veya gecenin bir yarısında sanki sabaha kadar deliksiz uyumuş gibi kalkıp oyun oynamak istediğini ve hatta koridorda arabalarını bir uçdan bir uca, içinde bitmek bilmeyen bir enerji deposu varmış gibi sürdüğünü söyleyen anne-babaların etraflarından duyduğu tipik iki cümle.

Devamını Hürriyet Aile'de okuyabilirsiniz